Bu bahar martıların kanatları ihaneti taşıyor Aklı dağılmış ellerime Son adağın kanı akarken Tanrıları kıskandıran gözlerin Mavi bir bayatlıktan ibaret kalıyor Seni ısıtsın diye verdiğim şal Kış rüzgarlarına dayanmışken Bir balonun ipine takılıyor Son yaprağı da terk ediyor artık Saçları beyazlamış kiraz ağacını Yeni yetme bir hüzün belirecek oluyor bir kaktüsün çiçeğinde Yetişkin kum taneleri peşi sıra geliyor fani limanlardan umut Ehlileştirilmemiş bir buluttan kopup gelen damlalar Saçlarımda dans ediyor Tam o saniye haykırmak istiyorum Aklıma kazındığını sandığım adını Ama en son nerede bıraktığımı dahi hatırlamıyorum Sahi anahtarlar masada, şemsiyem dolapta Mutfakta da bir taze ekmek Ancak firarına dair bir iz bile yok penceremin pervazında Olsun diyorum Masaya bir bana bir geleceğe kadeh çıkarıyorum Evcilleştirilmiş şarap boğazımdan akarken Gözlerim kapıda Yeni çığlıklara gebe kırlangıcı bekliyorum